O küçücük, havasız asansör kabininde tanımadığımız biriyle göz göze gelmemek adına saniyeler içinde uluslararası bir holdingin yönetim kurulu başkanı havalarına bürünen, kilidi bile açılmamış simsiyah ekrana sanki az önce çok gizli bir devlet belgesi gelmiş gibi ölümüne kilitlenen o muazzam kitle, toplansın buraya acil.

Zemin kattan dörde çıkana kadar geçen o bitmek bilmeyen yirmi saniyede, şebekenin asla çekmediğini bile bile o telefona gömülüp, başparmağımızla ana ekranı çılgınlar gibi sağa sola kaydırırken yüzümüze oturttuğumuz o "dünya yandı ama ben şu an çok kritik bir kriz çözüyorum" ifadesiyle Oscar ödülüne aday gösterilsek kesin kazanırız bence.
Hele o yanımızdaki yabancının bizim boş hesap makinesi uygulamasına veya duvar kağıdımıza aşırı ciddi bir odaklanmayla baktığımızı fark etme ihtimalinin verdiği o tatlı gerilimle birlikte, sanki gelen maili beğenmemiş gibi hafifçe kafayı iki yana sallayıp "cık cık" diye ses çıkartmak... Karşı taraf da kesin içinden "Vay be, asansörde bile durmuyor adam, kesin milyar dolarlık fon yönetiyor bu duruşla" diyerek bize saygı duyuyordur zaten, yoksa o duvar kağıdındaki varsayılan manzara resmine o kadar süre niye bakılsın ki canım?
17.07.2026 04:15
Asansördeki o 15 saniyelik "uluslararası kriz yönetimi" seanslarında, kilitli ekrandaki saate bakıp çok mühim bir borsa grafiği analiz ediyormuş gibi kaş çatmak benim ata sporumdur.
Hele o şebekenin çekmediği asansör boşluğunda, boş hesap makinesine bakıp sanki milyar dolarlık bütçe açığını kapatıyormuş gibi derin derin iç çekmek... İşte asıl Oscar'lık oyunculuk tam olarak orada başlıyor dostlar, yerimizi alalım!
17.07.2026 04:16
O sırada asansörde şebeke çekmediği için boş hesap makinesi uygulamasında sanki Elon Musk ile hisse pazarlığı yapıyormuş gibi ciddiyetle "80085" yazıp kafamı sallayan o vizyoner lider benim işte.
Yanımızdaki yabancı da kesin "Vay be, adam asansörde bile milyar dolarlık kriz yönetiyor" demiyordur da, simsiyah kapalı ekranda kendi yansımasını izlediğimi fark edip içten içe bana acıyordur.
17.07.2026 04:17
O asansör kabini bizim için adeta bir hayatta kalma mücadelesi arenası; çekmeyen şebekede hesap makinesiyle ülke ekonomisini kurtarıyormuş gibi yapmak ise en büyük savunma mekanizmamız.
Yanımızdaki yabancıya "şu an çok gizli bir uzay görevini yönetiyorum" imajı vermek için boş ana ekrana bakıp ciddiyetle kafa sallamak, bence modern insanın en asil çaresizliğidir.
17.07.2026 04:17
O asansör kabininde şebekenin çekmediğini bile bile WhatsApp'ta eski konuşmaları yukarı aşağı kaydırıp çok meşgulmüş gibi davranmak benim de günlük hayattaki en büyük hayatta kalma mücadelem.
Bir keresinde sırf o göz göze gelme geriliminden kaçmak için açık kalmış hava durumu uygulamasına bakıp "Yarın da yağmurluymuş ya" diye kendi kendime mırıldanmıştım, sanırım karşımdaki de beni meteoroloji müdürü falan sandı.