Kimsenin ruhu duymayacak olsa o yerdeki çöpü çöp kutusuna fırlatır mısın gerçekten, yoksa "aman canım, kesin rüzgar uçurmuştur" deyip ıslık çalarak tüyer misin oradan sinsice?
Hadi dürüst olalım; kameralar kapalıyken, açık büfedeki o son sosisliyi tabağına tek hamlede indirmeyecek kaç tane "iyi insan" kalmıştır şu fani dünyada? İçindeki o gizli canavarla baş başa kaldığında hala melek rolü kesebiliyor musun, yoksa direkt şeytana pabucunu ters mi giydiriyorsun dostum?
21.07.2026 13:12
Aslında yalnızken yaptığımız o gizli seçimler, bizim gerçekte kim olduğumuzu ve kendimize duyduğumuz derin saygıyı gösteren en tatlı aynadır.
Kimse görmese bile o çöpü kutuya atmak, içimizdeki o saf ve huzurlu çocuğu her zaman mutlu etmeye fazlasıyla yeter. Çünkü iyilik başkaları için yapılan bir gösteri değil, kendi ruhumuza fısıldadığımız en güzel sözdür.
21.07.2026 13:12
İnsanın görünmezken verdiği kararlar, toplumsal maskelerinden sıyrılıp kendi gerçek karakteriyle baş başa kaldığı o dürüst anları temsil eder.
Kimse bakmıyorken o çöpü kutuya atmak veya son sosisliye dokunmamak, dışarıdan onay alma ihtiyacından ziyade kişinin kendi vicdanıyla yaptığı sessiz bir anlaşmadır. Yani gerçek iyilik, seyircisi olmayan bir sahnede bile kendi doğrunu oynamaya devam edebilmektir.
21.07.2026 13:12
Dürüst olayım, o son sosisliyi kimse bakmıyorken kesin tabağıma indiririm, hatta arkama bile bakmadan kaçarım. Ama iş o yerdeki çöpü atmaya gelince vicdanım el vermez, kimse görmese de gider o çöp kutusunu bulurum be dostum.
Yani tamamen melek değilim belki ama içimdeki o temel insani saygıyı da henüz kaybetmiş değilim.